2 Haziran 2007 Cumartesi

2005 Yılı Ekonomik ve Siyasi Değerlendirmesi ile 2006 Yılı Ekonomi ve Piyasalardaki Beklentiler Lal Design, Lal Soft, Lal Host, yazılım hizmetleri,

2005 yılı, 2003 yılından bu yana sürdürülen programın devamı ile, genel olarak ekonomik ve siyasi istikrarın sürdürüldüğü bir yıl oldu. Bu yıl da kamu borç yönetimi, mali disiplin ve enflasyon hedeflemesi bu program çevresinde ortak bir uygulama ile sürdürüldü. Özelleştirmede önemli adımlar atıldı ve bu yıl ekonomi yüzde 5 in de üzerinde büyüyerek, artık sürdürülebilir büyüme dönemine girildiğinin işaretini verdi.



Ancak piyasalardaki canlanma ile birlikte ithalatın artmaya devam etmesi ile oluşan dış ticaretteki açık ile cari dengedeki açığın artışı önemli bir sorun olarak değerlendirilmeye devam ediyor. Uygulanan faiz-kur politikasının bunun nedenleri arasında bulunduğu tartışılıyor. Dünyada sürekli artan petrol ve doğalgaz fiyatları da, dış ticaretteki açığı olumsuz etkiliyor. Öte yandan uygulanan programda öngörülen yapısal reformların devam etmesi, sağlanan ekonomik dengelerin korunması ve sürdürülebilir gelişme için önem taşımaktadır.



Bu yıl Türkiye 03.Ekim.2005 den itibaren “Aday Ülke” durumundan, “Müzakere Yapan Ülke” durumuna geçti ve AB ile Tam Üyelik için süreç başladı. Bu önemli durum değişikliğinin ayrıntıları tam olarak dikkate alınmadığı için, bu yeni duruma uygun yapılanmada sorunlar devam ediyor. Bu yapılanmanın her kesimde sağlanması zorunlu bulunuyor.

2006 yılında ithalatın artmaya devam edecek olması ancak ihracattaki artışın aynı oranda artmaması cari işlemler açığının azalmayacağı beklentisini kuvvetlendirmektedir. Ancak, cari işlemler açığının finansmanında şu an için bir problem ortaya çıkmayacağı beklenmektedir.



2006 yılının Türkiye için olumlu geçmesinin, dış piyasalardaki ekonomik gelişmeler ile yakından ilişkili olması, global ekonomilerdeki gelişmelerin Türkiye lehinde olmasının önemini arttırmaktadır. Bu nedenle, hem AB ve ABD’de faizlerin artış eğilimi içinde olması, Türkiye’nin finansman giderlerinin artmasına neden olacaktır. 2006 yılında Merkez Bankasının faizleri düşürmeyeceği beklentisi öngörülmektedir.



2005 yılında GSMH’nın ve enflasyon hedeflerinin tutturulması, 2006 yılı için de olumlu beklentilerin oluşmasını sağlamıştır. Ancak, artan petrol fiyatları ve iç talebin hizmet sektörü üzerindeki fiyat arttırıcı etkisinin enflasyon üzerinde olumsuz etki yaratabileceği ve yüzde 5’lik hedefin tutturulmasının kolay olmayacağı tahmin edilmektedir. Uluslararası sermaye hacminde bir daralma olmaması halinde 2006 yılındaki yabancı fon girişlerinin devam edeceği konusunda olumlu beklentiler bulunmaktadır.



2006 yılında 2005 yılındaki petrol fiyatlarının değişmeyeceği beklenmekle birlikte, yüksek devam eden maliyetlerin uluslararası rekabet gücünü olumsuz etkilemeye devam edeceği tahmin edilmektedir.



2006 yılında ekonomik gelişmelere ek olarak, Türkiye’nin siyasi olarak karşılaşabileceği risklerin de varlığı göz ardı edilmemelidir. Planlanan yapısal reformların uygulanması ile ilgili sorunların ortaya çıkması ve IMF ile ilişkilerde yaşanabilecek sıkıntılar olasılığı düşük olsa da riskler arasında yer almaktadır. Muhtemel bir erken seçim kararı ve AB ile müzakere sürecinde ortaya çıkabilecek sorunlar ekonomide yaşanan olumlu gelişmeleri sekteye uğratabilecek siyasi riskler olarak görülmelidir.



2006 yılında GSMH’ da yüzde 5’lik bir büyüme hedeflenirken, kişi başına milli gelirin 5.300 dolar civarında olacağı beklenmektedir. Yatırımların 2005 yılında da devam etmesi durumunda, verimlilik artışının da devam edeceği ve dış ticaretteki rekabet gücünün korunması yönünde olumlu etki yapacağı tahmin edilmektedir. Güçlü büyüme trendine bağlı olarak ara malı ithalatındaki artış hızının devam edeceği beklenmektedir. Ayrıca, artan yatırımların sermaye malı ithalatını da arttıracağı beklentisi bulunmaktadır.



Türkiye’de Otomotiv Sanayi



2005 Yılı Pazar, Üretim Ve İhracat

Pazar

Otomotiv pazarı 2005’te de büyümeye devam etti ancak büyüme hızı, 2004’e göre önemli oranda azaldı. 2005’in özellikle son döneminde, konut kredileri faizlerinin düşmesi ve vadelerinin 10-15 yıla çıkması nedeniyle tüketicilerin araç yerine konuta yönelmesi azda olsa talebin bu alana kaymasına neden oldu. Yıl başında küçüleceği yönünde tahmin yapılan pazarda talep durumunu az bir artışla korudu ve 2004 yılının bir miktar üzerine çıkarak toplam 763 bin araç satıldı. 2003 ve 2004 yıllarındaki yüksek artışlar krizler nedeni ile ertelenmiş talebin geri dönüşünden kaynaklanmıştı. 2004 yılında toplam pazardaki artış yüzde 90 oranına yaklaşırken, 2005’te yüzde 2,3’lük bir gelişme sağlanabildi.



Üretim

Üretim, ihracattaki artışın desteği ile artışını sürdürdü. Toplam taşıt aracı üretimi, 2004 yılına göre yüzde 6,8 artış ile 880 bin adet ve otomobil üretimi ise yüzde 1,5 artarak 454 bin adet oldu. 2005 yılında üretim, büyük kamyonda yüzde 20, kamyonette yüzde 16, otobüste yüzde 12 ve küçük kamyonda yüzde 5 artarken; midibüste yüzde 28, minibüste ise yüzde 7 azaldı. 2005 yılında traktör üretimi, iç pazardaki talep yanında ihracatın da azalması ile, 2004 yılına göre yüzde 10 azalarak 35 bin adet olmuştur. 2005 yılında 5 bin adetlik otobüs üretimi gerçekleşmiş bu değer ile son 12 yılın en yüksek değerine ulaşılmıştır. Aynı şekilde 30 bin adetlik büyük kamyon üretimi ile son 12 yılın en yüksek değerine ulaşılmıştır. 2005 yılında ihracatın üretim içindeki oranı yüzde 61’e gerilemiştir.



Artan üretim ile, OSD üyesi olan 17 firmanın, kapasite kullanım oranı yüzde 74 düzeyine yükseldi.



Türkiye bu üretim değerleri ile 2004 yılında dünya motorlu taşıt üretim sıralamasında 17. sıradayken 2005’te OICA’nın açıkladığı ilk yarıyıl resmi verilerine göre 16. sıraya yükseldi. 25 üyeli AB’nde ise halen toplam üretimde 7 inci, hafif ticari araçlarda 3 üncü ve otobüs üretiminde ise 1 inci sırada bulunuyor. Dünya çapındaki taşıt üretiminin yaklaşık yüzde 1,4’ü Türkiye’de gerçekleşiyor.
İhracat



Bu verilerden de görüleceği gibi 2005 yılı, ilk kez ard arda gelen yükselişlerin daha küçük bir artışla korunduğu ve küçük artışlarla da olsa sürdürüldüğü bir yıl olarak değerlendirilebilir. Oysa geçmiş yıllarda hızlı artışları genellikle hızlı çöküş yılları izliyordu. Bu açıdan sağlanan sürecin “sürdürülebilirlik” niteliği önem taşımaktadır.


2006 Yılı Tahminleri Ve Gelecekteki Beklentiler



2006 yılında, 03.Ekim.2005 tarihinde başlayan AB müzakere süreci ile, faizlerdeki iniş trendi ve genel olarak ekonomide yüzde 5 oranındaki büyüme hedefinin otomotiv sanayini olumlu etkilemesi beklenmektedir. Uzun vadeli kredi ile konut edinme sisteminin talep yönlenmesinde kısmen de olsa etkili olduğu 2005 yılı içerisinde görülmüştü, bu konudaki talep dengeye ulaşıncaya kadar bir miktar daha olumsuz etkisi olabilir.



Buna rağmen iç pazarın yaklaşık yüzde 5 artacağı tahmin edilmekte ve ihracatta ana sanayi ve yan sanayi olarak toplam yüzde 10 ihracat artışı hedeflenmektedir. Halen toplam 4 kıtada (Avrupa, Asya, Avustralya, Afrika) 150’den fazla ülkeye ihracat yapılmaktadır ancak ihracatın yaklaşık yüzde 70'i AB ülkelerine yöneliktir. Önümüzdeki yıllarda bu pazardaki pay korunurken, Rusya, Ortadoğu, Afrika'ya olan ihracatın da genişletilmesi hedeflenmektedir.



Bu gün ulaşılan başarıların arkasında, geçmiş yıllarda sağlanan ve yerinde kullanılan teşviklerin büyük rolü vardır. Yapılan büyük yatırımların çarpan etkisi ile bugün, yüzlerce küçük ve orta işletmeye ileri teknoloji ile küresel pazarlara mal üretebilecek geniş iş olanağı sağlanmıştır. Ana sanayide 40 bin, yan sanayide 200 bin olmak üzere toplam 240 bin istihdam ile bu işletmeler, bugün ekonomimizin en önemli, vergi gelirleri açısından da en güvenilir ve güçlü unsurunu oluşturmaktadır.



Türkiye’nin artık küresel pazarlara, özgün tasarım ve daha yüksek katma değer ile rekabet gücü yüksek sanayi mallarını ihraç edecek yeni bir atılıma ve bunun için de birçok alanlarda yeni ve büyük sanayi yatırımlarına ihtiyacı bulunmaktadır. Yüksek katma değer ile üretim, özellikle cari açığın kapatılması için de zorunludur.



Bu atılım gerçekleşmeden bugünkü düzeyde kalınması hızla değişen küresel koşullar nedeni ile, rakip ülkelerin gerisinde kalmak anlamını taşımaktadır. Bu nedenle kalkınma ve gelişmede süreklilik zorunludur ve bu küresel sanayide yararlanılacak ve geliştirilecek daha bir çok iş potansiyeli bulunmaktadır. Daha fazla istihdam, daha fazla katma değer için yeni ve büyük yatırımların mutlaka desteklenerek bu fırsatların değerlendirilmesi zorunludur.



Bu yeni ve büyük yatırımlarla, otomotiv sanayimizin üretimi yılda 2 milyona adede yükseltilebilir. Bu küresel ortamda çok ciddi ve iddialı bir hedeftir. Bu hedef:



*
600 bin kişilik nitelikli istihdam,
*
1,5 milyon adet motorlu araç ve toplam 25 milyar dolarlık ihracat ile,
*
Tasarım ve üretimde ilk 10 ülke içinde yer alan güçlü bir otomotiv sanayii demektir.

Kazanılan siyasi ve ekonomik istikrar ortamında, yeni ve büyük yatırım projeleri otomotiv sanayimizin gündeminde bulunmaktadır. Bu projeler Türkiye’nin yeni atılımı için ciddi bir fırsattır, bunun kaçırılmaması gerekir. Ancak yatırım ortamında özellikle yatırım teşviklerindeki belirsizliklerin devamı ve bu alanda kurumlar arasındaki görüş farklılıklarının sürmesi, bu fırsatların değerlendirilmesini engellemektedir.



Türkiye’de, en az 5 yıl daha yeni yatırımların teşvikine gerek vardır. Ana ve yan sanayinin ortak bir proje içindeki, ihracata, daha fazla katma değere ve rekabetçi ürünlere yönelik yeni ve büyük yatırımları ile, yenileme ve yan sanayinin dar boğaz giderme yatırımları da, daha düşük vergilendirme ile desteklenmelidir. Bu destek bir vergi kaybı değil, aksine yapılacak yatırımlarla gelişecek olan sanayiden sağlanacak sürekli ve istikrarlı kamu gelirleri için büyük bir güvencedir.



Türkiye pazar potansiyeli yanında, istikrarla gelişen ekonomisi, bu sanayideki deneyimleri ve rekabet gücü yüksek insan varlığı ile küresel şirketlerin yeni yatırımlarında aday bir ülkedir. Türkiye’deki otomotiv sanayii aşağıdaki üstünlükleri ile yabancı yatırımların çekim merkezi olabilir:



*
Çok iyi yetişmiş, girişimci, rekabetçi ve yenilikçi insan gücü
*
Güçlü yan sanayii
*
Üretimde toplam kalite yönetiminin varlığı
*
Verimliliğe dayanan uygun maliyet
*
Güçlü yabancı ortakları
*
En yeni araç modellerinin üretimi
*
En son teknoloji uygulayan üretim tesisleri



Ancak pazarda mutlaka istikrarlı bir büyümenin sağlanması ve büyük ölçekli yatırımların en az rakip ülkelerdeki düzeyde özel olarak teşvik edilmesi gereklidir. Yeni fabrika kurmak ve kapasite artırımıyla 2 milyon araç üretimine ulaşmak hedefi iddialıdır. Bu fırsatı yaratmak için ana ve yan sanayide yatırım maliyet avantajı sağlanması gereklidir. Yatırım maliyet avantajı için:



Yatırım indiriminde yeni düzenlemeler mutlaka düşünülmelidir. Kurumlar vergisinin yüzde 30’dan yüzde 20’ye indirilmesiyle birlikte tamamen iptal edilen yatırım indirim teşvikleri, yeni sanayi yatırımı çekme hususunda ülkemizi rakiplerimiz olan Doğu Avrupa ülkeleri, Çin, ve Hindistan’a göre dezavantajlı konumda bırakmıştır.



Büyük ihracat projelerinde ana ve yan sanayinin birlikte, proje bazında teşvik edilmesi gereklidir. Büyük yatırım yaparak ihracat ve istihdama önemli katkı sağlayacak projelerde kurumlar vergisi oranının yüzde 20 yerine projenin büyüklüğüne göre kademeli olarak yüzde 2’ye kadar indirilmesi düşünülmelidir.



1996 yılından bu yana uygulanan sistem sanayide Ar-Ge kültürünün yayılması ve tasarım yeteneğinin geliştirilmesini büyük ölçüde desteklemiştir. Otomotiv sanayinde özgün ürün geliştirilmesi yayında fikri ve sinai mülkiyet haklarına sahip olunan ürünler de artmaktadır. Burada artık yabancı ortaklarla birlikte ürün geliştirilmekte ve bu ürünlerin fikri ve sinai mülkiyet hakları Türkiye’deki şirketlere bırakılmaktadır.



Ar-Ge devlet yardımları halen yetersiz düzeyde bulunmakta ve projelerin desteklenmesinde bazı aksamalar görülmektedir. Sanayide küresel rekabet gücünün arttırılması ve üretimde daha yüksek katma değere ulaşılması amacı ile “İhracatta Devlet Yardımları” mevzuatı kapsamında uygulanan Ar-Ge teşvikleri de yeni bir anlayış ile ele alınmalıdır.


2006 Yılı Ocak-Şubat Dönemi Pazar, Üretim ve İhracat

PAZAR
İç pazardaki toplam taşıt aracı satışları 2006 yılı Ocak-Şubat döneminde 75 bin adet oldu. Satışlar 2005 yılı aynı döneme göre yüzde 21,8 arttı. 2006 yılı Ocak-Şubat döneminde otomobil satışları, 2005 yılı aynı döneme göre yüzde 27,1 artış ile 41 bin adet olarak gerçekleşirken, ithalatın pazar payı yüzde 73 olarak belirlendi.
Bu dönemde, traktör pazarı yüzde 53, otobüs pazarı yüzde 23, kamyon pazarı ise yüzde 29 artarken midibüs pazarı yüzde 19 artmıştır.

ÜRETİM
Toplam taşıt aracı üretimi, 2005 yılı Ocak-Şubat dönemine göre yüzde 10 artış ile 133 bin adet ve otomobil üretimi ise yüzde 11 artarak 68 bin adet oldu.
2006 yılı Ocak-Şubat döneminde üretim, midibüs yüzde 35, küçük kamyonda yüzde 24, kamyonette yüzde 10, otobüste yüzde 14 ve B.Kamyonda yüzde 1 artarken; minibüste yüzde 25 azaldı. 2005 yılı Ocak-Şubat dönemine göre 2006 yılı Ocak-Şubat dönemi traktör üretimi de yüzde 15 artarak 6 bin adet oldu.

İHRACAT
2006 yılı Ocak-Şubat döneminde sektör ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre değişmeyerek 1,8 milyar ABD doları oldu. Türkiye ihracatında 2. sırada olan sanayinin, toplam ihracattaki payı yüzde 18 oldu.
Türkiye’nin 2006 yılı Ocak-Şubat döneminde toplam taşıt aracı ihracatı, yüzde 3 artarak 87 bin adet oldu. 2006 yılı Ocak-Şubat döneminde otomobil ihracatı yüzde 2 azalarak 45 bine gerilerken, ticari araç ihracatı yüzde 9 artışla 43 bine yükseldi, traktör ihracatı ise yüzde 10 azalarak 2 bin adet oldu.
Ford Otosan 31 bin hafif ticari araç, Toyota 23 bin otomobil, O.Renault 13 bin otomobil ve Tofaş 6 bin otomobil ve 9 bin hafif ticari araç olmak üzere toplam 15 bin araç ihraç etti.

ÖZET DEĞERLENDİRME
· 2005 yılının son aylarında gözlenen canlılık, uzun bir tatil dönemine rağmen, Ocak-Şubat döneminde de devam etti.
· 2005 yılı Ocak-Şubat döneminde büyük bir düşüş gösteren pazarda bu yıl bu düzeyde bir düşüş yaşanmadı.
· Üretim, ihracattaki artışın da desteği ile artışını sürdürdü.
· yeni bir üretim projesi eklenmediği için aylık ihracat artış hızı giderek düşüyor.

Eski zamanlardan beri insanlar kendilerini özel hissetmek ve kendilerine yakışan, uyan kıyafetler diktirmek için hep terzileri tercih ettiler. Çünkü terzilerin işciliği her zaman özel, özenli, farklı ve değerliydi.
Laliz.biz'i özenle çalışan bir terziye benzetelim. Ama öyle bir terzi ki, size beklediğinizden fazlasını veren bir terzi.
Hayal edin, Dünyanın en kaliteli kumaşları, usta terzilerin el emeği ile sizler için yeni tasarımlarla buluşuyor ve eşsiz giysilere dönüşüyor.
Bir düşünün!!!

Sizin ölçülerinizi iyi analiz edip ve değerlerinizi sizi daha iyi anlamaya çalışıyoruz. Edindiğimiz bu bilgi ve değerler ışığında sizi en iyi şekilde temsil edecek çalışmalar ortaya koyuyoruz. Yani bir terzi titizliğinde, size en yakışan elbiseyi dikiyoruz.
İşte Laliz.biz ekibi bu felsefeyi kendisine yol edinmiş, gideceği yönü ve ulaşmak istediği noktayı bilen yenilikçi, tecrübeli, dinamik, lider, atak, sürekli gelişmelere açık, zamanın ruhunu taşıyan, tasarımlarına önem veren, kararlı ve hedef odaklı çalışan bireylerden oluşmaktadır.


Lal Design, Lal Soft, Lal Host, yazılım hizmetleri, tasarım hizmetleri, web sitesi, hosting hizmetleri, alan adı tescili ve tüm web sitesi çözümleri sunar. ayrıca e-bülten ebülten ve banner tasarımları yapar. flash sitelerini de unutmamak lazım. web sitesi deyince lal design ı tercih etmelisiniz. www.islertikirinda.com www.laldesign.net www.lalsoft.net www.lalhost.net www.laliz.biz www.lal.web.tr www.oburada.com arkadaşlık sitesi dating sitesi www.ilkbilensizolun.com haber portalı kurar, e-ticaret siteleri ve web sitesi yönetim panelleri kurar. web sitesi yönetim paneli www.laliz.biz sitesi altında. ayrıca haber portalları da inşa eden lal design ın yaptığı çalışmaları görmek için www.laldesign.net sitesini ziyaret ediniz. web reklamlarında da lal design internet hizmetleri yine yanınızda. web sitenize admin mi lazım, o zaman bizi arayın, yani lal design internet hizmetleri. lal design internet hizmetleri bir laliz.biz kuruluşudur. laliz.biz şirketler grubuna bağlı diğer bir şirket de www.lalhost.net yani lalhost.net lal host hosting hizmetleri windows ve linux tabanlı sunucuları ile yüksek hızlı güvenli hizmeti sizlere sunuyor. ayırca yine www.laliz.biz laliz.biz şirketler grubuna bağlı diğer bir şirket de www.lalsoft.net lalsoft.net lal soft müşterilkerine web tabanlı yazılım çözümleri sunar. yani www.laliz.biz laliz.biz şirketler grubu tam teşekküllü web hizmetleri sunmanın gayreti ile yatırımlarına devam ediyor.

Hiç yorum yok: